• 1- Çerkezköy Su Kaynakları Kullanımı ve Yönetimi, Planlama Raporu

    İstanbulluoğlu, A., Bağdatlı, M. C., 2012. Çerkezköy Belediyesi, Tekirdağ, Proje Araştırıcısı

  • 2- Tekirdağ İli Marmara Kıyı Havza Karakteristikleri ve Taşkın Risk Faktörlerinin Belirlenerek Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Veri Tabanının Oluşturulması

    Albut, S., Bağdatlı, M. C., 2013., Namık Kemal Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi(NKUBAP 00.24.DR.10.03), Tekirdağ, Proje Araştırıcısı

    Özet: Bu çalışma Marmara Havzası içerisinde yer alan Tekirdağ merkez ilçe sınırları dahilinde Marmara Denizine kıyısı olan dere yatakları ve bunlara ilişkin havza alanlarının CBS teknikleriyle havza karakteristiklerinin belirlenmesi ve oluşabilecek taşkın risk faktörlerinin ortaya konularak alınabilecek önlemleri ortaya koymuştur. Çalışma sahasının imar sınırları dâhilinde olması ve yapılaşmaya açılacak bölgelerde dere yataklarında oluşabilecek risklerinde göz önüne alınmasına dikkat çekilen  bu çalışmayla merkezi yönetim birimlerine planlama aşamalarında konuya ilişkin olarak destek sağlayacak bir CBS veri tabanı oluşturulmuştur. Bu araştırmada Belediye imar sahası içerisinde bulunan 12 adet  dere yatağına ilişkin havza karakteristik özellikleri ve taşkın risk faktörleri ortaya konulmuştur.  Havza karakteristik özelliklerinin belirlenmesinde 1/25.000 ölçekli sayısal topoğrafik haritalar ve toprak haritaları kullanılmıştır.  Merkez ilçe sınırları dâhilinde yer alan dere yataklarına ilişkin havza karakteristik özellikleri Arc GIS yazılımı yardımıyla belirlenmiştir. Araştırma sahasına ilişkin olarak bilgisayar destekli simülasyonların ortaya konulmasıyla veri akışında güncellemelerin ve bilgi alış verişinin sağlanması bu çalışmanın amaçlanan hedefler arasında yer almaktadır. Ayrıca yapılan  bu çalışmanın Trakya Bölgesi için emsal teşkil etmesi ve diğer taşkın riski oluşturan havzalar bazında da değerlendirilerek ileride tüm Trakya’yı kapsayacak şekilde geliştirilmesi düşünüldüğünde konun örnek bir çalışma olacağı kaçınılmaz olacaktır.

  • 3- Sürekli Solma Noktasının Tayininde Yeni Bir Yaklaşım Difüzyon-Toprak Nem İlişkisi

    Konukcu, F., Gezer, E., Bağdatlı, M. C., Balkan, A., Tamsa, H. K., 2013. , Namık Kemal Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi (NKUBAP 00.24.YL.10.16), Tekirdağ, Proje Araştırıcısı

  • 4- Zeytin Bitki Artıkları-Ahır Gübresi-Kum Karışımı İle Yapılacak Olan Vermikompostun Tarımda Kullanılabilirliğinin Araştırılması

    Bellitürk, K., Görres, H. J., Turan, H. S., Göçmez, S., Bağdatlı, M. C., Eker, M., Aslan, S., 2014. , Namık Kemal Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi (NKUBAP.00.24.AR.13.15), Tekirdağ, Proje Araştırıcısı

    Özet: Bu projede, yörede bulunan zeytin budama artıkları ve ahırlardan elde edilen gübreler karıştırılarak ve ayrı ayrı, toprak solucanları ilaveli ve toprak solucansız ortamlarda laboratuar koşullarında vermikompost yapılmıştır. Bu amaçla kırmızı kalifornia solucanı (Eisenia fetida) kullanılmış ve laboratuar ortamında 6 ay süren 3 tekerrürlü olarak bir inkübasyon denemesi kurulmuştur. Deneme süresince solucanlı ve solucansız olan ve farklı oranlarda hazırlanan zeytin bitki artıkları-kuru ahır gübresi-kum karışımlarının bulunduğu deneme kaplarına haftada bir gün eksilen oranda saf su ilavesi yapılmış ve solucanların ve kompostların ihtiyacı olan nem sürekli olarak korunmuştur. Denemenin 30., 60., 90. ve 180. günlerinde alınan kompost ve vermikompost örneklerinde pH, EC, organik madde, N, P, K, Ca, Mg, Fe, Cu, Mn, Zn, B, CO2 oluşumu (mikrobiyal solunum), N-mineralizasyonu, dehidrogenaz-üreaz-alkalin fosfataz enzim analizleri yapılmış ve elde edilen sonuçların istatistiksel analizleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, projenin son günündeki solucan sayısı en fazla BS uygulamasında olup, deneme başlangıcına göre solucan sayısı yaklaşık 15 kat artış göstermiştir. Uygulamaların solucanlı olanlarında (BS, GS) C/N oranları, diğer solucansız (B, G) uygulamalara göre 30. gün hariç daha düşük olarak tespit edilmiştir. Solucan ilaveli GS uygulamasının 30. günü hariç diğer günlerdeki ortalama N değerleri yeterli düzeyde bulunmuştur. Solucan ilaveli GS, BS ve BGS uygulamaları incelendiğinde; P, Mg, Zn bakımından fakir; K, Ca, Mn ve Fe bakımından yeterli; B bakımından normal düzeylerde olduğu görülmüştür. Yapılan analiz sonuçlarına göre, CO2 oluşumu ve dehidrogenaz enzim aktivitesinin zeytin bitkisi atıklarından elde edilen kompostta (B) daha yüksek olduğu, N-mineralizasyonu ve üreaz enzim aktivitesinin gübre (G) uygulamasında ve bitki-gübre (BG) karışımından elde edilen kompostta, alkalin fosfotaz enzim aktivitesinin bitki-gübre (BG) uygulamasında yüksek olduğu belirlenmiştir. Uygulama*Dönem interaksiyonuna bakıldığında farklı dönem ve uygulamaların pH, EC, OM, C, N, C/N, K, Ca, Mg, Fe, Cu, Mn, Zn ve B miktarları üzerindeki ortak etkisinin (P hariç)  (p=0.00<0.01) istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür. Bu bulgular ışığında B, BG, BGS, BS, G ve GS uygulamalarından elde edilen tüm  değerler 30, 60, 90 ve 180’er günlük farklı dönemlere bağlı olarak farklılık göstermektedir. Farklı dönemlerden elde edilen tüm değerler arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır. Ca, Mg ve Zn değerleri bakımından farklı uygulamalar arasında farklılık görülmüş ve uygulamalar arası fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.

  • 5- Siirt Koşullarında, Kısıntılı Sulama Uygulamaları Altında Silajlık Mısır Çeşitlerinin, Verim ve Silaj Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi

    Uçak, A. B., Aydın, Y., Bağdatlı, M. C., Turan, N., Mikail, N., 2015. , Siirt Üniversitesi, Bilimsel Araştırma Projesi, (2014-SİÜZİR-08), Proje Araştırıcısı

    Özet: Bu çalışma, damla sulama yöntemiyle farklı düzeyde su kısıtı (I100, I75, I35) uygulanan silajlık mısır çeşitlerinin (P32K61, P31Y43 ve P30B74) su-verim ilişkileri ile silaj kalite özelliklerini incelemek ve yarı kurak iklim koşullarına en uygun çeşidi belirlemek amacıyla bir tarla çalışması olarak yapılmıştır. Çalışma tesadüf  bloklarında bölünmüş parseller deneme deseninde üç yinelemeli olarak yürütülmüş ve sulama konuları üç farklı sulama düzeyinden oluşturulmuştur (I100, I70, I35). Yapılan varyans analizi sonuçlarına göre incelenen parametreler istatistiki olarak %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. Konulara uygulanan sulama suyu miktarı ve mevsimlik bitki su tüketimi değerleri sırasıyla 411-666 mm ve 499-745 mm arasında değişmiştir. En düşük silaj verimi I35 sulama konusundan (5483 kg/da), en yüksek silaj verimi ise su kısıntısı uygulanmayan I100 sulama konusundan (10600 kg/da) elde edilmiştir. Verim ile uygulanan sulama suyu miktarı arasında Y= 632.1 I + 5181 (R2=0.90**) şeklinde ikinci dereceden doğrusal eşitlikler elde edilmiş ve bitki su stres indeksi (CWSI) en düşük 0.19, en yüksek 0.40 olarak belirlenmiştir. Ayrıca kaba yemlerdeki sellülozun sindirilebilirliğini belirleyen kriterler olan ADF (Acid Detergent Fiber/Asit Deterjan Sellülozu), NDF (Neutral Detergent Fiber/Nötral Deterjan Sellülozu) ve ham protein oranları sırasıyla % 27.03-28.62; % 42.88-49.38; %7.53-8.28 arasında değişmiştir. Silajlık kalite ölçütlerine göre en iyi fleig puanının (110.61) P30B74 çeşidinde olduğu belirlenmiştir. Bu araştırma sonuçlarına göre, bölgede yüksek verimli ve kaliteli silaj için P30B74 (geççi) çeşidinin ekilmesi ve tam sulama (I100) yapılması önerilebilir.

  • 6- Siirt Yöresinde Yetiştirilen Zivzik Narının (Punica Granatum L.) Kısıntılı Sulama Koşullarında Sulama Programlarının Oluşturulması

    Aydın, Y., Uçak, A. B., Bağdatlı, M. C., Pakyürek, M., Mikail, N., Seven, M., 2015. , Siirt Üniversitesi, Bilimsel Araştırma Projesi, (2014-SİÜZİR-11), Proje Araştırıcısı

    Özet: Nar, bilinen en eski meyve türlerinden birisidir. Kültür tarihi MÖ 3000 yılına kadar gitmektedir. Kimi istatistiklere göre, ülkemizin 48 ilinde nar yetiştiriciliği yapılmakta olup, bunun yaklaşık %10’ luk kısmı Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yapılmaktadır. Bölge içerisinde Siirt yöresi nar yetiştiriciliği büyük bir öneme sahiptir. Yörenin mahalli çeşidi olan Zivzik narı üretimi, yapılan projeler ve kamu katkılarıylason 10 yılda önemli oranda artış göstermiştir. Nar yetiştiriciliğine karşılaşılan birçok sorun olmasına karşın, bunlar içerisinde çatlamaya neden olan sulama programlarındaki düzensizlik önemli bir değere sahiptir. Bu çalışmada, özellikle Siirt yöresinde yetiştirilen zivzik narının sulama programının elde edilmesi amaçlanmıştır.Yapılan çalışmada, kimi fenolojik ve pomolojik ölçme ve gözlemlerin yanısıra verim, sulama suyu, bitki su tüketimi, su kullanım randımanları ile verim tepki etmeni gibi parametreler incelenmiş ve sulama programının belirlenmesine çalışılmıştır. Konulardan elde edilen ortalama verim değerleri 20.5 kg ile 52.8 kg arasında değişmiş olup, yapılan istatistik analiz sonucunda konular arasında önemli bir ayrım bulunamamıştır. İncelenen konularda bitki su tüketimi değerleri 927.4 mm ile 1228.8 mm arasında değişirken, sulama suyu miktarı 292.6 mm ile 585.2 mm olarak hesaplanmıştır. Nar’ın su eksikliğine karşı olan duyarlılığını gösteren verim tepki etmeni (Ky) 2.15 olarak hesaplanmıştır.

  • 7- Ergene Nehrine Bitişik Tarım Alanlarındaki Değişimin Uzaktan Algılama (UA) İle Belirlenmesi

    Albut, S., Bağdatlı, M. C., Dumanlı, Ö., 2015. , Namık Kemal Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi (NKUBAP.00.24.AR.12.14), Tekirdağ, Proje Araştırıcısı

    Özet: Bu çalışma Ergene Nehrinin sağ ve sol 10 km’lik sınırı içerisinde kalan tarım alanlarının yıllar bazındaki değişim durumunun izlenmesi açından eski tarihli 2003, 2008 uydu görüntüleri ile 2012 yılı Mayıs ayında bu çalışma için programlanan ve çekilen ASTER uydu görüntülerinin ERDAS Imagine yazılımı yardımıyla analiz edilmesi sonucunda ortaya konulmuştur. Arazi kullanımındaki zamansal değişimin belirlenmesi amacıyla, 2003 ve 2008 yıllarındaki ASTER uydu görüntülerine öncelikle kontrolsüz, 2012 tarihli çekilen uydu görüntülerine ise kontrollü sınıflandırma teknikleri uygulanmıştır. Arazi kullanımına ilişkin değişimin seyri 2003, 2008 ve 2012 yıllarındaki görüntülerin analiz edilmesi ile belirlenmiştir. 2012 yıllarındaki arazi kullanım değişimini ortaya koymak amacıyla yersel ölçümler yapılmıştır. Farklı ürün deseni ve arazi kullanımlarına yönelik yer kontrol noktaları 2012 yılı Mayıs ayı içinde DGPS (Diferansiyel Küresel Konumlandırma Sistemi) cihazı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda her yıla ilişkin arazi örtüsü sınıflandırması yapılarak değişimin seyri ortaya konulmuştur. Sınıflandırma 9 katman üzerinden yol, hububat alanları, fundalıklar, ayçiçeği+kanola alanları, bağ+bahçe alanları, su yüzeyleri, yapılaşma alanları, çeltik ve mera gibi sınıflandırma katmanları altında yapılmıştır. Çalışmada kontrollü ve kontrolsüz sınıflandırma teknikleri kullanılmıştır. 279409 ha’lık bir alan sınıflandırmaya tabi tutulmuş olup İncelenen alan 9 sınıfa ayrılarak analiz edilmiştir. Sınıflandırma sonucunda 2003 yılındaki alansal dağılımda en yüksek alanı 99791,6 ha alanla mera alanları oluştururken bunu 99789,2 ha ‘lik alanla hububat alanlarının takip ettiği görülmüştür. Kanola ve ayçiçeği tarımı yapılan alanlar ise toplam alanın %13,17’lik dilimini oluşturduğu sonucuna varılmıştır. 2008 yılına bakıldığında ise yine mera alanları yüzdelik dilim olarak büyük bir orana sahipken toplam alan içerisinde hububat  %34,76, kanola ve ayçiçeği ise % 13,75’lik bir yüzdelik dilime sahip olduğu görülmektedir. 2012 yılında ise hububat alanları 91300,2 ha’lık bir alan sahip iken 40895,4 ha’lık alanda ise kanola ve ayçiçeği tarımının yapıldığı tespit edilmiştir.  Yapılaşma alanlarına bakıldığında ise 2003 yılında 1615,6 ha’lık bir alanda yapılaşma varken bu oran 2008 yılında %0,06’lık bir artışla 1979,2 ha’lık bir alan ulaşmış 2012 yılında ise bu alan miktarı 2003 yılına oranla %0,39’luk bir artışla 2719,4 ha’lık bir alan ulaştığı görülmüştür. Ağaç + fundalık alanların toplam incelenen alan içindeki payı %9,06 iken bu oran 2008 yılında %9,47’ye 2012 yılında ise %9,87’lık bir paya ulaşmıştır. Sonuç olarak bu çalışmanın gerçekleştirilmesi ile özellikle Ergene eylem planı çerçevesinde ilgili kurumlara altyapı desteği sağlanarak çalışmanın boyutuna farklı bir yaklaşım katılmıştır.

  • 8- Görüntü Sınıflandırması Yoluyla Farklı Uydu Görüntülerinden Tarımsal Ürün Deseninin Belirlenmesi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Ortamında Veri Tabanının Oluşturulması: Nevşehir - Sarıhıdır Köyü Kızılırmak Sağ Sahil Bandı Tarım Arazileri Pilot Uygulaması

    Bağdatlı, M. C., Ok, A. Ö., Ok, A. Ö., Albut, S., Erdoğan, O., Oğuz, H. İ., 2016. , Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniv. Bilimsel Araştırma Projesi (NEÜBAP15F15), Proje Yürütücüsü

    Özet: Bu çalışma Nevşehir/Ürgüp ilçesi Sarıhıdır köyündeki tarım arazilerinin farklı uydu görüntüleri yardımıyla ürün deseninin belirlenmesi kapsamında yürütülmüştür. Çalışmada  5 Ağustos 2015 tarihinde çalışma alanı sınırları için özel çektirilen Göktürk-2, Aster ve  Landsat-8 uydu görüntüleri üzerinden ürün deseni sınıflandırması yapılmıştır. Farklı uydu görüntüleri kullanılarak ürün deseninin doğruluğu üzerindeki farklılıklar bu çalışma ile ortaya konulmuştur. Çalışmada tarımsal ürünlerin sınıflandırılması için güvenilirliği kanıtlanmış En Çok Benzerlik (EÇB) ve Destek Vektör Makineleri (DVM) yöntemleri kullanılmıştır. Her iki yöntem de sınıflandırma öncesinde sınıflara ait tanımlanmış örnek alanlara gereksinim duymaktadır (kontrollü sınıflandırma). Bu nedenle yer örnekleme mesafesi en yüksek olan uydu görüntüsünden, Göktürk-2, sınıflara ait örnek alanlar toplanmış ve örnek alanlar diğer görüntülere de transfer edilerek görüntü sınıflandırma işlemleri gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ilk olarak görüntülere piksel tabanlı en çok benzerlik (EÇB) sınıflandırma algoritması uygulanmış ve 3 ürün türüne ait (Arpa, Kabak/Yonca, Bağ/Nadas) sonuçlar elde edilmiştir. ASTER görüntüsünün piksel-tabanlı sınıflandırılması sonucunda 3 ürün türü için üretilen genel hata miktarı %81.8 ve kappa %72.7 olarak hesaplanırken 4-bantlı Landsat-8 görüntüsüne ait piksel ve parsel-tabanlı sonuçların piksel-tabanlı doğrulukları genel doğruluk olarak %84.9, kappa istatistik değeri olarak ise %79.6 elde edilmiştir. Göktük-2 verisi için EÇB sınıflandırma sonucu, referans parseller ve parsel-tabanlı sınıflandırma sonucu verilmiştir. Sonuçların ASTER ve Landsat-8 görüntülerinin EÇB yöntemi ile üretilen tematik haritalarla genelde uyumlu olduğu görülmüştür. Üretilen piksel ve parsel-tabanlı hata matrisleri sonuçlarına göre piksel-tabanlı genel doğruluk oranı %81.4 ve kappa değeri %71.7 olarak hesaplanmıştır. Tüm bu bilgiler ışığında parsel-tabanlı görüntü sınıflandırma yaklaşımının ürün deseni haritalaması için piksel-tabanlı sınıflandırma yaklaşımından daha avantajlı olduğunu sonucuna varılmıştır. Araştırma kapsamında ayrıca çalışma sahasına ilişkin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamında tarımsal bilgilere yönelik bir veri tabanı da oluşturulmuştur. Bu kapsamda Nevşehir-Ürgüp/Sarıhıdır Köyünde tarımsal üretim yapan çiftçilerle yüz yüze görüşülerek 30 sorudan oluşan bir anket yapılmış ve elde edilen veriler CBS ortamında bir veri tabanına aktarılmıştır. Çiftçilere yöneltilen tüm sorular ilgili parsellerle eşleştirilerek anket yapılmayan ve veri elde edilmeyen parsellerdeki bilgilere ise CBS ortamında yapılan Spline Enterpolasyon yaklaşımı ile mekânsal analizler sonucunda ulaşılmıştır.  Bu projenin gerçekleştirilmesi ile farklı uydu görüntülerindeki ürün desenini belirleme başarıları ortaya konulmuş ve CBS ortamında oluşturulan tarımsal veri tabanının Nevşehir ilinde tarımla ilgilenen kurum ve kuruluşlara örnek bir alt yapı oluşturmuştur.

  • 9- Bazı Badem Anacı Çeliklerinin Köklenmesi Üzerine Farklı Uygulamaların Etkisi

    Oğuz, H. İ., Erdoğan, E., Bağdatlı, M. C., 2016. , Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniv. BAP (NEÜBAP15F40), Proje Araştırıcısı

    Özet: Bu çalışmada; Rootpac-40 ve GF 677 badem klon anaçlarının çelikleri üzerine bazı bitki büyüme hormonları ve bitki aktivatörünün köklenme üzerine etkileri tespit edilmiştir. Çalışmada, sertifikalı bir yıllık durgun Rootpac-40 ve GF677 klonal badem (Prunus dulcis L.) anaçlarının çelikleri, bitki gelişim düzenleyicileri olarak 3000 ppm /1 L dozunda IBA (Idole-3-butyric acid), IAA (Idole-3-acetic acid), SA (Salicylic acid) , 12 g/100 L Messenger Gold (MG) kullanılarak, iklim odasında (22ᵒC ±1) tesadüf blokları deneme deseninde 4 tekerrürlü bir deneme yürütülmüştür. Çalışma sonucunda; canlı çelik sayısı bakımından uygulama x anaç interaksiyonu, çelik çapı bakımından sadece uygulama önemli bulunurken (p<0.05), kallüslenme, köklenme oranı, kök uzunluğu, kök çapı ve kök sayısı gibi diğer özellikler önemsiz bulunmuştur. Rootpac-40 anacında en yüksek canlı çelik sayısı kontrol konusunda (% 95.00) belirlenirken, MG uygulaması (% 85.50) kontrol ile istatistiki olarak aynı grupta yer almıştır. En düşük canlı çelik sayısı ise IAA konusunda (% 57.50) saptanmıştır. GF 677 anacında ise en yüksek canlı çelik sayısı IBA uygulamasında (% 85.00) tespit edilirken, bunu IAA (% 75) uygulaması takip etmiştir. En düşük canlı çelik sayısı ise kontrol (% 50.00) ve Messenger Gold (% 57.00) uygulamalarında belirlenmiştir. Her iki anaçta çelik çapı değerleri 4.04 mm – 6.29 mm arasında değişiklik gösterirken, en yüksek çelik çapı MG ( 6.29 mm), IAA (6.25 mm) ve IBA (5.71 mm) uygulamalarından elde edilmiş ve istatistiki olarak aynı grupta yer almıştır. En düşük çelik çapı ise SA (4.04 mm) uygulamasında tespit edilmiştir. Sonuç olarak;  Rootpac-40 anacında canlı çelik sayısını MG uygulaması, GF 677 anacında ise IBA uygulaması artırmıştır. Her iki anacın çelik çapı üzerine MG, IAA ve IBA uygulamaları olumlu yönde etki göstermiştir.

  • 10- Bilecik İli Arazi Kullanımındaki Zamansal Değişimin Uydu Görüntüleri Yardımıyla Belirlenmesi

    Doran, İ., Adiloğlu, A., Bağdatlı, M. C., Bellitürk, K., Adiloğlu, S., 2016. , Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi BAP (2014-01.BİL.14-02), Proje Araştırıcısı

    Özet: Uzaktan algılama yöntemleri son yıllarda özellikle tarımsal alanların izlenmesi ve değerlendirilmesi konularında sıkça kullanılan yöntemler arasında yer almaktadır. Bu teknolojilerin kullanılması ile kolaylıkla arazi kullanımı ve zamansal değişimi hakkında detaylı bilgilere hassas bir şekilde ulaşılabilmektedir. Bu yöntemin kullanılmasında temel prensip; belirli çözünürlük değerlerine sahip uydu görüntüleri veya hava fotoğrafları yardımıyla belirli bir alandaki değişimin bir paket programı yardımıyla ilgili görüntü piksellerin analizi esasına dayanmaktadır. Elde edilen değerlerin doğruluğu GPS destekli yapılan arazi çalışmalarından elde edilen bilgi ve verilere bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Yapılan sınıflandırma neticesinde arazi değişiminin izlenmesi ve değişim türlerinin sınıflandırma neticesinde ortaya konulabilmesi mümkün olabilmektedir. Bu araştırma kapsamında ise Bilecik ili arazi kullanımındaki değişimin uydu görüntüleri yardımıyla belirlenmesi amaçlanmıştır. Proje kapsamında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının arşivindeki SPOT 5 uydu görüntüleri analize tabi tutularak 2014 yılı Mayıs ayında ise yine aynı Bakanlığın bölge için yeni çekimini sağladığı SPOT 6 uydu görüntüsü temin edilerek görüntüler karşılaştırılmak suretiyle arazi kullanımındaki değişim ortaya konulmuştur.  2014 yılı Mayıs ayında bölgenin 4 çerçeve bazında SPOT 6 uydu görüntüsü ilgili Bakanlığın yardımıyla temin edilmiştir. 2014 yılı Mayıs ayında yapılan arazi çalışmalarında özellikle bitki deseni ve arazi kullanımda rolü olan tüm materyal ile birlikte uydu görüntülerinin rektifikasyonu için yer kontrol noktalarından GPS ile koordinatlar alınarak ilgili yazılımlara aktarılmıştır. Bakanlığın Bilecik ilinin tamamını kapsayacak şekilde arşivinde bulunan SPOT 5 Uydu görüntülerinin sınıflandırılması kısmen kontrollü olarak gerçekleştirilmiştir. 2014 yılında temin edilen yeni tarihli SPOT 6 uydu görüntüsünde ise kontrollü sınıflandırma tekniği kullanılmıştır. İlgili arazi kullanım değişimleri 2010 – 2014 yılları arasında beş yılın mukayese edilerek arazi değişim seyrine ilişkin güncel arazi kullanım haritaları üretilmiştir. Bölgede tarımsal sürdürülebilirliğin sağlanması açısından son derece önemli olan bu çalışma özellikle tarım ve orman alanlarındaki yanlış kullanımın önlenmesinde olumlu katkılar sağlayacaktır. Elde edilen verilerin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bilecik İl Müdürlüğü ile İl Özel İdaresi ve Belediyeler arasında paylaşımının sağlanması ile tüm planlama çalışmalarına ilgili paydaşlara alt yapı desteğinin sağlayacağı kaçınılmaz olacaktır.

  • 11- Nevşehir İlinde Patates Üretim Alanlarında Enerji Kullanım Etkinliğinin Belirlenmesi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Ortamında Mekansal Olarak Haritalanması

    Gökdoğan, O., Bağdatlı, M. C., Erdoğan, O., 2016. , Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniv. BAP (NEÜBAP16F43 ), Proje Araştırıcısı

    Özet: Bu çalışmada, Nevşehir ilinde patates üretimi yapan Merkez, Derinkuyu, Ürgüp ilçelerinde ve köylerindeki işletmelerin patates üretiminde kullandığı girdilerin (insan iş gücü, makine gücü, kimyasal gübreler, tarımsal ilaçlar, su, tohum vb.) ve çıktıların (patates) enerji kullanımı belirlenmiştir. Kullanılan girdiler; dolaylı, doğrudan, yenilenebilir ve yenilenemez enerji grupları olarak gruplandırılmıştır. Enerji kullanım etkinliği hesaplamalarında; enerji çıktı – girdi oranı, spesifik enerji, enerji verimliliği ve net enerji hesaplamaları yapılmıştır. Araştırmada sörvey, anket, gözlem, ölçüm ve hesaplamalar yapılmış olup, toplanan veriler tablo haline getirilerek, Excel programında analiz edilmiştir. Çalışma, “Oransal Örnekleme Yöntemi” ne göre Nevşehir Merkez, Derinkuyu ve Ürgüp ilçelerinde her ilçeden 9 köy tesadüfî olarak seçilerek, toplamda 27 köy ve 189 işletme üzerinde yürütülmüştür. Patates üretiminde enerji girdisi 70729.64 MJ ha-1, enerji çıktısı 111447.33 MJ ha-1 olarak hesaplanmış ve enerji çıktı / girdi oranı 1.58 olarak belirlenmiştir. Enerji girdilerinin % 41.60’ı kimyasal gübre enerjisi, % 32.60’ı sulama suyu enerjisi, % 15.99’u tohum enerjisi, % 4.97’si yakıt enerjisi, % 2.29’u makine gücü enerjisi, % 1.13’ü taşıma enerjisi, % 0.77’si insan işgücü enerjisi, % 0.58’i kimyasal ilaç enerjisi ve % 0.08’i çiftlik gübresi enerjisinden oluşmaktadır. Patates üretiminde enerji kullanım etkinliği, enerji verimliliği, spesifik enerji ve net enerji sırasıyla 1.58; 0.50 kg MJ-1; 2 MJ kg-1 and 40717.69 MJ ha-1 olarak hesaplanmıştır. Bu araştırmanın diğer aşaması, patates üretimi yapılan alanlarda enerji haritalarının mekânsal olarak Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamında haritalanmış olmasıdır. Çalışmanın ilk aşamasında, 2016 yılında Nevşehir ilinin Merkez, Derinkuyu ve Ürgüp ilçelerinde araştırma yapılan patates alanlarında sistematik örnekleme yöntemine göre sörvey yapılmıştır. Sörvey çalışmaları sonucunda patates alanlarında enerji durumları saptanırken, sörvey çalışmaları sırasında incelenen patateslerin tanılaması yapılmıştır. İkinci aşamada ise, incelenen patates alanlarının GPS yardımıyla koordinatları alınmış olup, elde edilen koordinat değerleri sayısal ortamdaki Sayısal Yükseklik Modeli üzerine aktarılmıştır. Arc Map ortamında koordinatsal olarak enerjisel olarak mekânsal noktalar işlenmiş ve bu konumsal veriler jeoistatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Yapılan literatür taramalarında Nevşehir ilindeki patates alanlarında enerji kullanım etkinliğinin belirlenmesi ve CBS ortamında mekansal olarak enerji dağılım haritalarının oluşturulmasına yönelik bugüne kadar detaylı bir çalışmanın yapılmadığı görülmüştür. Çalışma bu bakımdan ilk olma özelliğini taşımaktadır.

  • 12- Gazioğlu Deresi Havza Alanı Yağış-Akış İlişkilerinin Belirlenmesi

    İstanbulluoğlu, A., Bağdatlı, M. C., Muhsin, S., Dumanlı, Ö., 2016. , Namık Kemal Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi (NKUBAP.00.24.YL.12.03), Tekirdağ, Proje Araştırıcısı

    Özet: Bu çalışma Trakya bölgesinin Marmara kıyı havzasında yer alan ve Tekirdağ il sınırları içerisindeki Gazioğlu Deresinde yağış-akış ilişkilerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışma kapsamında Coğrafi Bilgi Sistemlerinden (CBS) etkin olarak faydalanılmış olup bu anlamda Arc GIS 9.3 yazılımı yardımıyla sayısal 1/25.000 ölçekli topografik haritalar kullanılmıştır. Topografik haritalar yardımıyla Gazioğlu Deresi havza alanı belirlenerek sayısal yükseklik modelleri ile birlikte yükseklik dağılımları, bakı durumu, eğim haritası ve daha birçok havza karakteristik özellikleri ve drenaj karakteristikleri belirlenmiştir. CBS ortamında yapılan analizler sonucunda Gazioğlu deresi havza alanının 41.9 km2, çevre uzunluğunun ise 35.73 km olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında 1950-2011 yıllarını kapsayan uzun yıllık aylık ve yıllık toplam yağış değerleri Mann Kendall, Spearman’ın Rho Testi, Mann-Kendall Mertebe Korelâsyon Testi ve Sen’in Trend Eğim Metodu testlerine tabi tutulmuşlardır. Elde edilen sonuçlar ışığında anlamlı bir trendin olmadığı sonucuna varılmıştır. Gazioğlu deresi havza alanını ayrıca toprak özelliklerinin dağılımları ortaya konulmuştur. Bu bağlamda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından elde edilen sayısal toprak haritaları kullanılarak havza alanının büyük toprak grupları ve arazi kullanım kabiliyet sınıfları ile birlikte hidrolojik toprak gruplarının havza bazında dağılımları belirlenmiştir. Bu anlamda araştırma havzası arazi kullanım kabiliyet sınıflarına bakıldığında havza alanının genellikle II. sınıf ve IV. sınıf tarım alanları şeklinde dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Havzanın hidrolojik toprak gruplarının dağılımları ise genelde B hidrolojik toprak grubu durumunda ağırlık gösterdiği bu toprak grubunu ise A grubu hidrolojik toprak gruplarının izlediği görülmüştür. Havza büyük toprak grupları dağılım durumlarına bakıldığında araştırma havzasında yaygın kahverengi orman toprakları ile kireçsiz kahverengi toprakların olduğu tespit edilmiştir. Havza su verim ilişkilerinin belirlenmesi kapsamında ise 1963-2010 yılları arasında havzanın 48 yıllık su verim değerlerinin değişim durumu Turc yöntemi kullanılarak belirlenmiş ve bu bağlamda ortalama havza su veriminin 4 milyon m3/yıl olduğu belirlenmiştir. Ayrıca Havza alanındaki yağışların miktar, süre-tekerrür ilişkileri ile birlikte şiddet-süre- tekerrür ilişkileri de belirlenmiştir. 25 yıl tekerrürlü 10 dk’lık yağışın meydana gelme şiddeti 150.64 mm/h olarak, 100 yıllık tekerrürlü 5 dk’lık yağışın oluşturacağı şiddetin ise 247.24 mm/h olarak belirlenmiştir. Ayrıca 2 yıl tekerrür süreli 5 dk’lık yağış miktarının 7.87 mm, 10 yıl tekerrürlü 5 dk’lık yağış miktarı ise 13.54 mm olarak hesaplanmıştır. Elde edilen tüm sonuçlar ışığında Gazioğlu Deresi havza alanında yıllık toplam yağış miktarının 585.1 mm olduğu yüzey akış miktarının ise 532 mm/yıl olduğu hesaplanmıştır. Elde edilen tüm bulguların bölgede faaliyet gösteren tüm kamu kurumlarına altyapı desteği sağlayacağı ve buna benzer çalışmalara da ayrıca ışık tutacağı kaçınılmaz olacaktır.

  • 13- Trakya Bölgesinde Uzun Yıllar Yağış ve Sıcaklık Değişimlerinin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Trend Analizi Kullanılarak Kuraklık Açısından Değerlendirilmesi

    Delibaş, L., Albut, S., Bağdatlı, M. C., 2016. Namık Kemal Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi (NKUBAP.00.24.AR.12.08), Tekirdağ, Proje Araştırıcısı

    Özet: Bu çalışmada Trakya Bölgesinde uzun yıllar iklim  verisi kaydedilen Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne ait 17 adet meteoroloji istasyonu ile Meteoroloji Genel Müdürlüğüne ait 8 adet istasyonun veri kayıt yıllarına bağlı olarak ortalama 1970-2011 yılları arasındaki toplam ve maksimum yağış, ortalama, minimum ve maksimum sıcaklık değerlerine ilişkin aylık, yıllık ve mevsimsel değerleri trend analizine tabi tutulmuştur. Yapılan trend analizlerinde Mann-Kendall ve Spearman’in Rho Test istatistikleri uygulanmış olup değerlendirme sonucunda iklim parametrelerinin zamansal değişim durumu ortaya konulmuştur. Çalışmada özellikle Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) teknolojilerinden faydalanılmış olup CBS ortamında jeoistatistiksel yöntemler kullanılarak kuraklık ve iklim değişikliğinin zamansal değişimine yönelik mekansal analizler gerçekleştirilmiş olup bu anlamda Arc GIS 10.3.1 CBS yazılımından etkin olarak faydalanılmıştır. Mekansal analizler kapsamında Spline entelpolasyon yaklaşımı kullanılarak iklim değişkenlerinin mekansal olarak dağılımları irdelenmiştir. Elde edilen sonuçlar ışığında Yağış parametrelerinde Trakya Bölgesinde gözlemlenen uzun yıllık toplam yağış 1119.1 mm olarak belirlenmişken en düşük toplam yağış ise 430 mm olarak hesaplanmıştır. Mevsimsel bazdaki yağışın dağılım durumuna bakıldığında kış aylarında gözlemlenen uzun yıllar ortalaması toplam yağış miktarı maksimum olarak 451.5 mm iken minimum gözlemlenen toplam yağış miktarının ise 116.6 mm dolaylarında olduğu hesaplanmıştır. İlkbahar aylarındaki uzun yıllık toplam yağış miktarındaki dağılıma bakıldığında maksimum olarak 206.2 mm yağış gözlemlenmişken minimum olarak ise toplamda 106.6 mm civarında bir yağışın olduğu belirlenmiştir. Yaz aylarındaki dağılım ise maksimum olarak 176.7 mm iken minimum olarak ise 42.3 mm civarındadır. Trakya Bölgesinde uzun yıllar ortalaması olarak hesaplanan sonbahar yağışlarının toplamının en yüksek değeri ise 320.5 mm olarak mekânsal olarak belirlenmişken minimum olarak ise 117.8 mm civarında toplam bir yağışın oluştuğu hesaplanmıştır. Tüm Meteoroloji istasyon verilerinin değerlendirilmesi sonucunda  bölgede ortalama uzun yıllık toplam yağışın ise 718.8 mm olduğu hesaplanmıştır. Yapılan trend analizleri sonucunda ise ortalama olarak  aylık ve yıllık bazda toplam yağışlarda azalan yönde, ortalama ve maksimum sıcaklıklarda ise artan yönde bir trend olduğu görülmüştür. Mevsimsel bazda ise kış ayları için maksimum sıcaklıkta artan trend, ilkbahar aylarında maksimum ve ortalama sıcaklıkta artan yönde, toplam yağışta ise azalan yönde bir trendin olduğu görülmüştür. Yaz aylarında ise minimum, ortalama ve maksimum sıcaklıklarda artan yönde, toplam yağışta ise azalan yönde bir trend gözlemlenmiş olup sonbahar aylarında ise ortalama ve maksimum sıcaklıklarda artan bir trendin olduğu, toplam yağış miktarında ise azalan bir trendin olduğu belirlenmiştir.

  • 14- Nevşehir İlinde Yoğun Tarımsal Üretim Yapılan Alanlardaki Sulama Suyu Kaynakları İle Tarım Topraklarındaki Bazı Ağır Metallerin Belirlenmesi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Ortamında Haritalanması

    Karatepe, A., Bağdatlı, M. C., Bellitürk, K., 2017. , Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniv. BAP (NEÜBAP16F41), Proje Araştırıcısı

    Özet: Bu çalışmada Nevşehir ilinde tarımsal üretimin yoğun olarak yapıldığı alanlarda bulunan sulama suyu kaynaklarının ve tarım topraklarının ağır metal içeriklerinin belirlenmesi ve Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) ortamında haritalanmasına ilişkin çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Su ve toprak örnekleri Nevşehir Merkeze bağlı 9 köy, Derinkuyu ilçesindeki 6 köy ve Ürgüp ilçesine bağlı 19 köyün herbirinden 1 er adet olmak üzere farklı alanlardan alınarak bu örneklerde bulunan Hg, Cd, As, Cr, Cu, Pb, Ni, Mn, Al, Se, Sb, B, Ba ve Zn derişimleri ICP-MS cihazı ile tayin edilmiştir. Ayrıca toprak ve su örneklerinin pH ve EC (Elektriksel İletkenlik) değerleri, suların bromat, sodyum, amonyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum, bikarbonat, florür, klorür, nitrit, sülfat ve fosfat derişimleri de ölçülmüştür. Elde edilen veriler CBS yazılımı olan Arc GIS 10.3.1 kullanılarak mekansal olarak analiz edilmiş ve her bir ilçeye ait toprak ve su kaynağındaki analiz edilen parametrelerin değişim seyri harita bazlı olarak ortaya konmuştur.

  • 15- Kızılırmak Havzasında Bazı Meteorolojik Parametrelerin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Yardımıyla Değerlendirilmesi ve İklim Tahmin Modellerinin Oluşturulması

    Bağdatlı, M. C., Arslan, O., Ballı, Y., Uğuz, A. N., 2017. , Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniv. BAP (NEÜBAP16FF13), Proje Yürütücüsü

    Özet: Bu çalışmada Kızılırmak Havzasında Bölgesindeki 13 adet meteoroloji istasyonlarının  2002-2016 yılları arasındaki uzun yıllık toplam yağış, min. ve max. sıcaklık değerlerine ilişkin aylık, yıllık ve mevsimsel değerleri trend analizine tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler ışığında yapılan trend analizlerinde Mann-Kendall ve Spearman’in Rho Test istatistikleri uygulanmış olup değerlendirme sonucunda zamana bağlı iklim parametrelerinin değişim durumu ortaya konulmuştur. Çalışmada özellikle Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) teknolojilerinden faydalanılmış olup özellikle CBS ortamında jeoistatistiksel yöntemler kullanılarak kuraklık ve iklim değişikliğinin zamansal değişimine yönelik çıktı haritaları üretilmiştir.   Bu sonuçlar ışığında uzun yıllar kış ayları ortalama maksimum sıcaklık değerleri 10.5 – 15.1 oC arasında değişkenlik gösterirken uzun yıllar ilkbahar ayları ortalama maksimum sıcaklık değerleri ise 22.8 – 27.8 oC arasında dağılım göstermiştir.  Uzun yıllar yaz ayları ortalama maksimum sıcaklık değerleri 33 – 37 oC, uzun yıllar sonbahar ayları ortalama maksimum sıcaklık değerleri ise 23.9 – 27.2 oC ve uzun yıllar aylık maksimum sıcaklıkların genel ortalaması  23.5 – 26.4 oC arasında değişkenlik göstermiştir. Uzun yıllar kış ayları ortalama minimum sıcaklık (-9.5)  – (-17 ) oC ve uzun yıllar ilkbahar ayları ortalama minimum sıcaklık değerleri  -4.7 – 0.3 oC arasında değişkenlik göstermiştir.  Uzun yıllar yaz ayları ortalama minimum sıcaklık değerleri  6.6 – 12.4 oC, uzun yıllar sonbahar ayları ortalama minimum sıcaklık değerleri -2.9 – 2.3 oC ve   uzun yıllar aylık minimum sıcaklıkların genel ortalaması ise  -4.5 – 1.2 oC arasında değiştiği görülmektedir. Kızılırmak havzasında uzun yıllar mevsimsel bazda toplam yağış değerlerinin yapılan mekânsal analiz sonuçları doğrultusunda uzun yıllar kış ayları toplam yağış ortalaması değerleri  116.3 – 227.3 mm, uzun yıllar ilkbahar ayları toplam yağış ortalaması 117.7 – 202.3 mm, uzun yıllar yaz ayları toplam yağış ortalaması 48.5 – 222.8 mm, uzun yıllar sonbahar ayları toplam yağış ortalaması değerleri 71.4 – 288.4 mm ve uzun yıllar toplam yağış değerleri ise 377.5 – 644.8 mm arasında dağılım göstermiştir.

  • 16- Trakya Bölgesinde Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Yardımıyla Bazı Havza Alanlarındaki Taşkın Hidrograflarının Belirlenmesine İlişkin Pilot Uygulamalar

    İstanbulluoğlu, A., Bağdatlı, M. C., Aslan, C., 2017. , Namık Kemal Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi (NKUBAP.00.24.AR.12.15), Tekirdağ, Proje Araştırıcısı

    Özet: Bu çalışmanın amacı Trakya Bölgesinde pilot olarak belirlenen Kumdere ve Vize havzalarında oluşabilecek farklı tekerrür sürelerine sahip taşkın hidrograflarının saptamak ve sonuçların Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) teknikleri ile görsel hale getirilerek bu tür çalışmalarda CBS’nin kullanım etkinliğini ortaya koymaktır. CBS ortamında 1/25.000 ölçekli sayısal topografik haritalar kullanılarak yapılan analizler sonucunda araştırma pilot havzaları olan Edirne Kumdere havzasının alanı 4.45 km2, çevre uzunluğunun 9.53 km ve havza uzunluğunun ise 3.46 km olduğu belirlenmiştir. Ortalama havza eğiminin %4.2, havza genişliğinin ise 1.24 km olduğu saptanmıştır. Havza ortalama yükseltisinin 139.6 m ve havza yöneyinin ise kuzey-güney doğrultuda olduğu belirlenmiştir. Havzanın uzun yıllar bazındaki toplam yağışı 578.9 mm olarak hesaplanmışken yapılan plüvyograf analizlerinde yağış şiddetinin ortalama olarak 2.9 mm/h civarında olduğu belirlenmiştir. Zaman bağlı debi değişimlerine bakıldığında 1.5 saatlik sürede maksimum pik debiye ulaştığı ve bu değerin ise 1.82 m3/s mm olduğu tespit edilmiştir.  Havzada meydana gelebilecek su verimlerine bakıldığında %90 ihtimalle yıllık toplam debi miktarının 636 090 m3/yıl olduğu 5 yıllık tekerrür aralığında 25.6 m3/s ve 100 yıllık tekerrür aralığında ise 45.3 m3/s taşkın debisi getireceği öngörülmüştür. Araştırmaya konu olan diğer bir pilot havza olan Vize Deresi havzasının alanı 4.66 km2, çevre uzunluğu 10.58 km ve Havza uzunluğunun 4.47 km ve havza genişliğinin ise 1.05 km olduğu yapılan CBS analizleri ile ortaya konulmuştur. Havza maksimum yükseltisinin 244 m ve minimum yükseltisinin ise 185 m olduğu hesaplanmıştır. Havza pik debisinin 1986 yılında ortalama 219 L/s olduğu bu değerin 1990 yılında ise pike erişme süresinin 1 saat olduğu ve bu durumda debi değerinin ise 423 L/s ‘ye kadar ulaştığı belirlenmiştir. Zaman bağlı olarak debi değişimi maksimum olarak 2.5 saatte 1.1 m3 /s mm debiye ulaştığı hesaplanmıştır. Vize Deresi Havzasının zamana bağlı ortalama debi değişimi 3. saatte                 1.75 m3 / s mm pik debiye ulaştığı görülmüştür. Yapılan bu çalışma ile pilot havzalarda taşkın hidrografların CBS teknikleri yardımıyla daha etkin olarak belirlenebileceği ve havza karakteristik özelliklerine ilişkin tanımlamaların ise daha hassas olarak yapılabileceği ortaya konulmuştur. Bu ve buna benzer çalışmalara yol gösterici nitelikte olacak olan bu araştırma ilgili kurumlara yol gösterici nitelikte olarak kaçınılmaz olacaktır.

  • 17- Ağır Metal Kirliliğine Maruz Bırakılmış Tarım Topraklarının Fitoremediasyon Teknikleri Yardımıyla Doğal Arıtımı

    Karatepe, A., Bağdatlı, M. C., 2019. Nevşehir Hacı 8ektaş Veli Üniversitesi, BAP (NEÜBAP), Proje Araştırıcısı

    Özet: Bu çalışmada farklı konsantrasyonlarda Pb, Cd, Sb ve Ni ağır metalleri tarafından kirletilmiş toprakların yonca (Medicago sativa L.) bitkisi ile doğal yollarla arıtımının sağlanması amaçlanmıştır. Çalışma 2017 Ekim – 2018 Mayıs dönemleri arasında Nevşehir ilinde sera koşullarında saksı denemeleri doğrultusunda yapılmıştır. Ağır metallerin her birinden 25 kg’lık saksı toprağındaki toplam derişimleri, 1000, 2000, 4000 ve 8000 ppm olacak şekilde uygulamalar gerçekleştirilmiştir.  Ağır metaller tek seferde 1 L saf su ile çözelti şeklinde uygulanmıştır. Çalışmada hiç ağır metal uygulanmayan 0 (kontrol) grubu da oluşturulmuş ve her bir uygulamadan 3 tekerrür olacak şekilde deneme deseni kurulmuştur. Deneme esnasında ağır metallerin topraktan alımını kolaylaştırmak amacı ile şelat vb. uygulamalar ile saksı topraklarının farklı oranlarda kum ve torf ile karışımları yapılmamış, tarla toprağı doğrudan kullanılmıştır. Bu amaçla denemenin sera koşullarında kısmen de olsa çiftçi şartlarını temsil etmesi sağlanmaya çalışılmıştır. Saksılarda yonca bitkisi yetiştirilmiş, yoncalar 6 cm uzunluğa ulaştığında 4 dönem boyunca vejetatif kısımlarından alınan örnekler çözülmüş ve ICP-MS cihazında ağır metal derişimleri ölçülmüştür. Sonuç olarak 1000 ppm Cd uygulanan saksılardan bitki kökleri ile toplam alımın 265,563 ppm olduğu ve toplam Cd’un % 26,56’sının bitkiye geçtiği belirlenmiştir.  8000 ppm uygulamasından ise 344,224 ppm alındığı ve toplam Cd birikiminin % 4,30’unun bitki tarafından alındığı gözlenmiştir. Ni uygulanan saksılarda 1000 ppm uygulamalarındaki Ni alımının 213,817 ppm olduğu  (%21,38’i), 8000 ppm uygulamaların da ise 275,354 ppm (% 3,44’ü) olduğu görülmüştür.  Pb uygulamalarında ise 1000 ppm uygulandığında 28,527 ppm  (% 2,85’i), 8000 ppm  uygulandığında bitki kökleri ile alınan Pb miktarının ise 68,605 ppm (% 0,86’sı) olduğu belirlenmiştir. Sb uygulamasının 1000 ppm olarak yapıldığı saksılardan toplam Sb miktarının alımı 14,437 ppm (% 1,44’ü) ve 8000 ppm uygulananlardan ise 27,803 ppm ve toplam uygulanan Sb miktarının ancak % 0,35’inin bitki tarafından topraktan alınabildiği görülmüştür. Topraktan yonca bitkisinin kökleri yardımıyla uygulanan ağır metallerin alımının sırasıyla Cd ve Ni’in daha kolay alındığı, Pb ve Sb’u ise Cd ve Ni’e göre daha zor alındığı sonucuna varılmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda yonca bitkisi kullanılarak Pb, Cd, Sb ve Ni ağır metal birikimlerinin topraklarda doğal yollarla arıtımı herhangi bir şelatör desteği olmadan başarılı olmuş ve ağır metallerin 4 dönem boyunca topraktan doğal arıtımı giderek arttan bir eğilim göstermiştir. Yonca bitkisinin hiçbir şelat desteği olmadan ağır metal kirliliğine maruz kalan tarım topraklarında doğal arıtım açısından kullanılması ekonomik olarak ülke doğal kaynaklarına ve çevre kirliliğinin giderilmesine yönelik çalışmalarda olumlu katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.

     

  • 18- Çorlu Deresi Havza Morfolojik Özelliklerinin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Kullanılarak Belirlenmesi

    Bağdatlı, M. C., Öztürk, B.,2012. Namık Kemal Üniversitesi, (Tübitak-2209) (Danışman)

    Özet: Bu çalışmada, sayısal yükseklik modelleri üzerinden havza sınırlarının belirlenmesi yanında, su akış yönlerinin ve akış toplanma gridlerinin hesaplanması ile drenaj ağlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada 1\25000 ölçekli sayısal topoğrafik haritalar üzerinden CBS ortamında Çorlu Deresi havza alanına ilişkin sayısal yükseklik modeli oluşturulmuştur. Araştırma kapsamında, Arc GIS 9.3 CBS yazılımının spatial modülünden yararlanılmıştır. Sayısal topoğrafik harita üzerinden klasik yöntemlerle belirlenmesi zor ve zaman alıcı olan havza sınırlarının ve gerekli morfolojik özelliklerinin CBS yardımıyla oluşturulacak sayısal yükseklik modelinin oluşturulması sonucunda ne kadar kolay ve hızlı bir şekilde oluşturulabileceğinin ortaya konulması amaçlanmıştır.

  • 19- Niğde Bölgesinde Faaliyet Gösteren Alabalık Çitliklerinin Su Kalite Parametrelerinin İncelenmesi ve Çevresel Etkilerinin Araştırılması

    Uçak, İ., Bağdatlı, M. C., 2019. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, Bilimsel Araştırma Projeleri (Devam ediyor), Proje Araştırıcısı

  • 20- Niğde İklim Koşullarında Çilek Çeşitlerine Uygulanacak Farklı Sulama Düzeyleri ve Aralıklarının Verim ve Kalite Parametrelerine Etkisinin Araştırılması

    Şen, B., Bağdatlı, M. C., 2019. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, Bilimsel Araştırma Projeleri (Devam ediyor), Proje Araştırıcısı

  • 21- Bazı Ağır Metallerce Kirlenmiş Tarım Topraklarının Çim Bitkisi (Lolium Perenne L.) Kullanarak Fitoremediasyon Yöntemleriyle Doğal Arıtımı

    Bağdatlı, M. C. Arıkan, E. N.,, 2020. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniv., Bilimsel Araştırma Projesi (ABAP20F25), (Devam ediyor), Proje Yürütücüsü

  • 22- Nevşehir Organize Sanayi Bölgesi Topraklarında Ağır Metal Kirliliğinin Belirlenmesi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) İle Mekânsal Analizi

    Bağdatlı, M. C., Can, E,, 2020. TEMA Vakfı ve Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniv., Bilimsel Araştırma Projesi (ABAP20F26), (Devam ediyor), Proje Yürütücüsü

Real Time Web Analytics